özledimm

 

BÜYÜDÜM ARTIK
ALIŞMALIYIM BİRŞEYLERE
OLMAYIŞINDAN
BAŞLAYABİLİRMİYİM

Kahpelerin ve Şerefsizlerin Dünyasında Yaşıyorum
Zincir Vurdum Hislerime Nefretimle Dolup Taşıyorum
Ama Söz Veriyorum
İntikam Alma Sırası bana Geldiğinde
Bu Dünyanın Şah Damarını Keseceğim...


Bende Hakkın Kaldıysa Eğer
Seni Hiç Kimsenin Sevmediği Kadar
Çooooook Sevdiğim
O Günlere Say












''Er Yada Geç;Gideceksin Beni Anlayamadan Geriye:Tesellisiz Bir Hüzün Kalacak Senden...! ''

'' Sahte Sevgiler Seni Terkettiğinde Benim Yokluğumu Anlayacaksın...    Bana Bir Resim Çiz.. Adı....!!!!! " İHANET OLSUN " Yada Varsın Adı...!!!! " SEN OLSUN " Aşkımı Bitiren Gizli Sandığın İHANETİNDİR......    
İki özne bir yüklemdik.


 

Yine de eksiktik.

Sen bir özne daha dahil ettin cümlemize.

Ben düştüm sonra,

iki kaldınız.

Nasılsa devrik bir cümleydik.

Ne süslü kelimelerdik, ne de bir anlam yüklendik.

Geçmiş zamanda başladık yazılmaya,

şimdiki zamana yenildik.

Biz iki özne bir cümleye yetemedik.

ikimiz bir olup ta bir yükleme denk gelemedik.

 Şimdi ayrı hikayelerin ayrı cümlelerinde,

ayrı sevdaları taşıyoruz anlam diye.

Nesne acı, yüklem ayrılık.

Sen ihanete eş anlam,

ben kendi cümlesinde kaybolmuş gizli özne..

Bilirsin;

ben ki kabilesiz bir savaşçı.

Senden aldığım bütün anlamları sana geri verdim artık.

Bir "içim"; kaldı ben de,

 bir de aklımın aldanmışlığı.

Haklısın sende bensiz sularında elbet denizi aşmış

bir okyanus telaşı yaşanacaktı.

Bağışla sözlerimi.

Bağışla gözlerimi.

Dahası yok, fazlası az...

Çıkardım artık yüzümden senli maskemi.

İlk defa yüreğim seni unutmak istedi.

Gözlerimin feryatlarına karışan yaşlarımı

 ihanetin alıp geçti.

meraklanma sen başka kollarda mutluyken

yüreğim yüreğine artık düşmez.

Nasılda bitirdin bende kendini

meğer sen bana emanet vermişsin yüreğini.

Şimdi hangi yarin koynunda uyutursan uyut yalan sevgini...

 


Tarih: 16:24, 9/2/2010 Kategori: sewgililer-gunu-gifleri , Aşk
Sewgililer Günü Gifleri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
Yine gidiyorsun…
 
hiçbirşey bırakmadan
 
Ve ben…
 
son kez bakıyorum ardından…
 
 
 
 
 
 

<_script /> /* Snow Fall 1 - no images - Java Script Visit http://rainbow.arch.scriptmania.com/scripts/ for this script and many more */ // Set the number of snowflakes (more than 30 - 40 not recommended) var snowmax=35 // Set the colors for the snow. Add as many colors as you like var snowcolor=new Array("#ffffff","#ffffff","#ffffff","#ffffff","#ffffff") // Set the fonts, that create the snowflakes. Add as many fonts as you like var snowtype=new Array("Arial Black","Arial Narrow","Times","Comic Sans MS") // Set the letter that creates your snowflake (recommended: * ) var snowletter="*" // Set the speed of sinking (recommended values range from 0.3 to 2) var sinkspeed=0.8 // Set the maximum-size of your snowflakes var snowmaxsize=22 // Set the minimal-size of your snowflakes var snowminsize=8 // Set the snowing-zone // Set 1 for all-over-snowing, set 2 for left-side-snowing // Set 3 for center-snowing, set 4 for right-side-snowing var snowingzone=1 /* // * NO CONFIGURATION BELOW HERE * */ // Do not edit below this line var snow=new Array() var marginbottom var marginright var timer var i_snow=0 var x_mv=new Array(); var size snow[i].style.color=snowcolor[randommaker(snowcolor.length)] snow[i].sink=sinkspeed*snow[i].size/5 if (snowingzone==1) {snow[i].posx=randommaker(marginright-snow[i].size)} if (snowingzone==2)

Hoşgeldin Hüzün...




21.3.2008 - Beni Unutma
Kategori: Image Hosted by ImageShack.us Siirler , Şiir

 

 

Sana beni anımsatacak

Kalıcı bir şey olsun istiyorum

Bu, ne bir şarkı,

Nede bir şiir olsun.

Akşamlar olsun örneğin,

Karanlıklar olsun dilersen.

Yada

Akşamlarda, karanlıkta parlayan

Milyonlarca yıldız.

Senin için hiçbir şey ifade etmiyorsa birisi,

Diğeri beni hatırlatırcasına ısrarla başının üstünde parlasın.

Yalnız kaldığın zaman bir akşam,

Düşünceler ortasında bulduğun an kendini,

Başını kaldır gökyüzüne

Karanlıklar içinde gözlerin ışıldasın.

İşte o zaman,

BELKİ BENİDE HATIRLARSIN.

 

Kim Ne Yazmış? { 34 } :: Yorum Yapmak İstermisin? :: Bağlantı
Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma!





 
 
 

 

 


Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma!

21.3.2008 - Şiraze’den Şiraze’ye Saklı Mektuplar 8
Kategori: Image Hosted by ImageShack.us Deneme - Mektup , Deneme

“seninle konuşmalıydım Şiraze

çok çok önceleri ilk karşılaştığımda, bir park duvarı üzerine oturmuş yoldan geçenlerin nereye gittiklerini merak eden bakışlar taşımaktaydın yanında ben de belli ki senin henüz farketmediğin o eşsiz güzelliğini doya doya seyredebilme telaşıyla bir köşe buldum kendime affına sığınarak aşık oldum sana

bilmedin

üzerindeki küçük çiçekli, fırfırları ayak bileğinizi okşayan bordo etek tüm sadeliğiyle içime akıyordu hep

gözlerindeki o pus hiç gitmedi... hiç gitmedi... anladığım oydu ki; hiç de gitmeyecekti

 

neden bu kadar üzgün sardunyalarla süslüyordun gördüklerini?

neden hep aynı yere geçip, aynı yalnızlığın içinde kayboluyordun?

neden hep susuyordun?

neden hep susuyorduk?

neden hep...

seninle konuşmalıydım Şiraze

ne kadar da benden olduğunu anlatmalıydım
her sabah yumuşak bir buse ile seni uyandıran...

her kahvaltıda demli çayını ince belli bardağına dolduran...

her aynanın karşısına geçtiğinde saçlarını okşayan...

her kapıyı kapatışında ardında peşine takılan...

her sokakta adım adım seni izleyen...

ve içinden taşanları bir bir tutmaya çalışan...

işte hepsini... hepsini... yapan benim

hâsılı; ben Şiraze, sen Şiraze

 

seninle konuşmalıydım Şiraze

kendini artık dinlemek zorunda olduğunu bir şekilde anlatmalıydım sana

boş boş baktığın kalabalıklardan değil, kendinden medet...

o, benim evet; yani sen

ben Şiraze, sen Şiraze...

 

seninle konuşmalıydım Şiraze

zaman aktı geçti yanından, durdun hep

birşeylerin geçip giderken, sen dursan bile, senden çok şey alıp götürdüğünü,

parçaların bir bir eksildiğini artık farketmeliydin

sevgililer gider Şiraze... sevgililer hep gider

biz kalırız artakalan onlardan

ve

bize artabıraktıkları...

sevgililer hep gider Şiraze...

 

seninle konuşmalıydım Şiraze

birgün ‘yarın’ diye bir şey olmayacak

o olmayacak yarın’ımız bize varmadan ne mümkünse yapmalıyız beraberce

tut elimden Şiraze

rüzgarlara katıp kendimizi uçalım, altımızda atlas

tut elimden Şiraze

yağmurlarla sulayıp yüreğimizi turnaların izini sürelim, ışık yol

tut elimden Şiraze

uyanmak için geç olmadan yola çıkalım, rüyalar bizi kilitlemeden

 

seninle konuşmalıydım Şiraze

ben Şiraze, sen Şiraze...”

 

her dilden söyleniyorum sana işte, her telden çalıyorum...

hayat devam ediyor Şiraze; bazen kıyısında dünyanın, bazen en içinde...

hayat, her şeye rağmen devam ediyor Şiraze

 

   

Hayallere dalıp gitmem ben, Çünkü tek hayalim sensin benim

        

        Biz O'na hiç arkamızı dönmedik, ama Aşk ısrarla yüzümüze bakmıyordu...

        Satırlarca gözyaşı biriktirmeyi aşktan sanıyorduk. Kader aciz oyunlar kuruyor, yine de her oyunda kazanan oluyordu. Kaç iklim gömdük bir yağmura? Sağanaklar bizi bir türlü bulmuyordu. Yitip gitmek üzereydik, Aşk inatla yüzümüze bakmıyordu. Ve senin gözbebeklerinden ışığını çalmıştı eylül, belki de küskünlüğü bundandı haziranın. Bilmiyorduk...

        Dizlerimizin yaralarından, düşlerimizin yaralarını sarmaya vaktimiz olmadı bizim. Hep aşka kalkıp, yüzsüzlüğüne düşüyorduk. Usanmayı hatırlamıyorduk. Hep 1 olmak için aldık nefesi, oysa 2 mizin gökyüzü farklıydı. Senin gecen, benim sabahımı sevmezdi, bende senin gecene yüzgörümlüğü yıldızlar çizmekten yorulmuştum.

        Gel zaman-Git zamanlar hiç bitmezdi, fakat biz ne gelebiliyor ne de gidebiliyorduk. Yerimizde saymayı aşktan sayıyorduk, Aşk yüzümüze bakmıyordu.. Şakası yoktu, hiçbir zamanda olmadı. Ne zaman zorlasak, intiharları diziyordu sıra sıra aramıza, birinden kurtulsak diğerinde ölüyorduk. Gazetelerin 3. sayfa haberlerine bile yazılmıyordu adımız, oysa biz ölmeyi de Aşktan sayıyorduk...

        Aklı beş karış havada şehirlerimiz vardı bizim, seni alsa beni hep dışarıda unutuyordu sokakları. Ve inan yalnızlık ikimize de hiç yakışmıyordu. Ne zaman en masum gülüşün belirse yüzünde, aklın Kız Kulesi'ne bakan o bankta oturuyordu ve ben ne zaman yanına gelsem, o bank hep boş oluyordu. İstanbul bizi aldatıyordu, biz sayısız denklem kurup yine de bu aldanışa doğru cevabı veriyorduk. Ama yanlışımız çoktu ve tabi ki yanlışların çokluğunda doğrunun bir hükmü kalmıyordu. İstanbul bizi aldatıyordu... Biz Kız Kulesi'ne hiç gitmiyorduk.. Belki de sen hiç gülmüyordun, ben farketmiyordum. Fena aldanıyorduk...

        Ezeliydi düşmanlığımız. Ateşle barut misali. Sen yandıkça ben kül olabiliyorken, ben yanarken sen ateş olmayı seçiyordun ve düşmanlığımız bitmiyordu bir türlü. Kendimizi yakmayı Aşktan sayıyorduk biz, fakat o yüzümüze hiç bakmıyordu.. Ne zaman gözlerini ayırsan gözlerimden, silahlarını kuşanıp dilinin ucundaki sözcüklerde pusuya yatıyordu.. ben vuruluyordum, masal kanıyordu, sen bilmiyordun...

        Hiç unutmuyorum... Yağmurlu bir gecede, siyah elbisesiyle gelmişti bu masal. Ayak bileğini burkmuştu ve hafifçe topallıyordu. Ağır aksak yaşamlarımıza topal bir çizgi çizmişti farketmeden. Fahişeydi ruhu. Bana giyinir sana soyunurdu.. Sen şefkatinle sahip olurdun ona, o şehvetiyle senin olurdu. Hiçbir zaman "bizim" olmazdı. Bunun hırsıyla her seferinde kendinden geçer, başka başka isimler fısıldardı kulağına. Sevişmekten yorgun düşünce benim yüzüme saklardı, aklamaya çalıştığı bedenini. Ve senin cebinde biriktirmişti ihanetleri. Sen gözlerime bakamazdın, ben de kırıklarım batmasın diye gözlerimi hiç kapatmazdım.

        Ve birgün Aşk masalı vurdu !

        Yavaş yavaş elini eteğini çekti hayat, kavak yelleri yerini poyrazlara bıraktı. Uykularımız huzursuzdu, kırılıp dökülmelerimizin mecazi anlamı kalmamıştı ve tabiri caizimiz hala kayıptı. Sen susmuştun, ben avaz avaz koynundaydım kelimelerin. Tarifsizliği Aşktan sayıyorduk, bölük bölcük tutunuyorduk kıyılarına ama O ısrarla yüzümüze bakmıyordu...

 ..........

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !